BM Irkçılık ve Ayrımcılıkla, Mücadele Konferansı Hazırlıkları DU
26/3/2009 -Kategori: MUSAMERE
"müsâmere" internette ADSL tek fiat olsun mu? haydi kampanya TÜRKİYEM Günün Sözü: Karanlık bir işten aydınlık hayatta olmaz. Bcforbes
| BM Irkçılık ve Ayrımcılıkla Mücadele Konferansı Hazırlıkları ( DURBAN II) |
26.03.2009 13:48:00 |
Arsen Ceyhan Birleşmiş Milletler tarafından düzenlenen Durban Yoklama Konferansı ve arefesindeki hazırlık süreci, 2001 yılında Durban Irkçılıkla Mücadele Konferansı nda alınan kararların şimdiye kadar ne yol alındığını açığa çıkaracak. Buna bağlı olarak, bu süreç, ırkçılığın, ayrımcılığın, yabancı düşmanlığının ve hoşgörüsüzlüğün çağdaş biçimlerini de aydınlatmaya çalışacak. |
|
Hedefler: Ağustos 2007'de, 'Durban Yoklama Konferansı'nı hazırlayan komite şu hedefleri öngördü:
1- Kaydedilen ilerlemelerin yoklanması ve DDPA'nin ( Durban Declaration and Programme of Action) tüm taraflarca milli, bölgesel ve uluslararası seviyelerde uygulamalarının değerlendirilmesi. Irkçılığın, ayrımcılığın, yabanci düşmanlığının ve buna bağlı hoşgörüsüzlüğün kapsamlı, şeffaf, bir süreç içerisinde değerlendirilmesi. Aynı zamanda tüm bu olguların belirtileriyle mücadele ve yok edilmeleri için alınan somut önlem ve teşebbüslerin saptanması gerekliydi.
2- DDPA ve BM'in ırkçılık, ayrımcılık, yabancı düşmanlığı ve hoşgörüsüzlükle mücadele ve takip mekanizmalarının değerlendirilmesi ve güçlendirilmesi.
3- Her türlü ırkçı ayrımcılıkla mücadele için imzalanan Uluslararasi Sözleşmenin daha çok tanıtılıp, evrensel bir uygulamaya kavuşturulması.
4- Irkçılık, ayrımcılık, yabancı düşmanlığı ve hoşgörüsüzlükle mücadelede kavuşulmuş doğru pratiklerin tüm dünyaya mal edilmesi ve tanımlanması.
20 Nisan günü Cenevre'de ( İsviçre) başlayacak olan, 'Durban Irkçılıkla Mücadele Konferansı' nın takibi bir sürü engelle karşı karşıya bulunmaktadır. Avrupalı birçok ülke, islam ülkelerinin ''dini lekeleme ve küçültme'' kavramını zorla kabul ettirmeye çalışmaları halinde konferansa katılmayacaklarını beyan ettiler.
Cenevre, 2001 yılında Durban'da ( Güney Afrika ) olduğu gibi aynı kavram kargaşalarına sahne olacak mı? 2001 yılında, bazı örgutlerce atılan ırkçı ve anti-semit sloganlar, ABD ve İsrail'in konferansdan çekilmesine sebep olmuştu.
Anlaşmazlık noktaları:
-dini lekeleme ve küçültme kavramı
-Orta Doğu İsrail-Filistin sorunu
Kanada ve İsrail bu sebeple zirveye katiımayacaklarını ilan ettiler. ABD ve Avusturalya henüz belli etmeseler de, hazırlık görüşmelerine katılmıyorlar ( iki ABD'li diplomatın görüşmeleri takib etmesine rağmen )
Birçok islami ülke ''islam düşmanlığı'' nın giderek anti semitizmin yerini almakta olduğundan korktuklarını söylüyorlar. Avrupa ise bu bakış açısına karşı olarak, ''dini lekeleme'' kavramının İnsan Hakları söylemiyle alakası olamayacağını müdaafa ediyor.
Avrupa Birliği için, düşünce özgurlüğünün Cenevre Zirvesi nden güçlenerek çıkması yegane hedef, zira Irkçılıkla ancak bu şekilde mücadele verilebilir deniyor. Fakat vaziyet pek belirgin değil. Batı ülkelerinin, bu ''dini lekeleme'' kavramının tüm metinlerden silinip atılmasını arzu etmelerine rağmen, islam ülkelerinin karşı direnci örgütlenmeye devam ediyor.
AB, Orta Doğu İsrail-Filistin sorununun, görüşmelerin odak noktasını oluşturmasına şüpheyle baktığını ve sorunun ırkçılıkla değil politikayla alakalı olduğunu müdaafa ediyor.
Hazırlık görüşmeleri başka sorunları da gündeme getirdiler. Örneğin ''cinsel özgürlük'' metinde yer alabilir mi? Batı ve Latin Amerika ülkeleri bundan yana iken, müslüman ülkeler karşılar. Görüşmeler esnasında müslüman bir diplomat ''eşcinsellik sizde bir hak, bizde ise suç'' diyebildi.
Çoğu zaman ırkçı ayrımcılığın kurbanı olan ''göçmenler'' de ayrı bir anlaşmazlık konusu. AB ''kanun dışı göçün suçlulandırılması'' nı mahküm etmeye pek yanaşmıyor ; bu konuda , metinde hiçbir baglayici kavram veya terime yer verilmesini istemiyor.
AB ayrıca, Batı nın köleci ve sömürgeci geçmişiyle ilgili finansal bir tamire mecbur edilmesinin tartışma konusu edilmesini de istememektedir. Tüm bu konular Cenevre'de Nisan ayında gündeme gelecekler.
Acaba tartışmalar soğukkanlı bir ortamda gelişebilecekler mi? 2001 Durban I Konferansındaki senaryonun tekrarlanmasina mani olunabilecek mi?




